Nurdan Haber

Fatih’e Hediye Edilen Özet Kitabın Aslını Bediüzzaman Ezberlemişti!

Fatih’e Hediye Edilen Özet Kitabın Aslını Bediüzzaman Ezberlemişti!
Avatar
Dr. Mehmet Rıza Derindağ( mehmetriza@nurdanhaber.com )
06 Ağustos 2020 - 14:52

Fatih’e Hediye Edilen Özet Kitabın Aslını Bediüzzaman Ezberlemişti!

Dr. Mehmet Rıza Derindağ

Fatih Sultan Mehmed hiç kuşkusuz devrinin en entellektüel şahsiyeti idi. Bir linguistik olarak bir çok dili konuşuyor ve yazıyordu. İlme merakı ziyadeydi. Sanata, edebiyata, marifete, teknolojiye, bilimsel gelişime önem verdiği kadar şeriate, sünnete, fıkha ve kelama da alaka duyuyor araştırıyordu. Binaenaleyh alimlere de hürmeti çoktu. İlminden müstefid olmaya gayret ettiği bir büyük alim de Molla Hüsrev idi. Asıl adı Muhammed bin Ferâmuz olan Molla Hüsrev (ö. 885/1480), Osmanlı Devleti’nde kritik görevlerdebulunmuş; müderrislik, kadılık, kazaskerlik ve şeyhülislâmlıkyapmış; tefsir, fıkıh, fıkıh usûlü ve Arap Dili gibi farklı alanlarda eserler vermiş bir Osmanlı âlim ve fakihi idi. Kaynaklarda Fatih Sultan Mehmed’in Molla Hüsrev’e “Zamanın Ebû Hanîfe’sidir” diyerek iltifat ettiği ve derin saygı duyduğugörülmektedir. (Mahmûd b. Süleyman el-Kefevî, Ketâibü a‘lâmi’l-ahyârminfukahâimezhebi’n-Nu‘mâni’l-muhtâr, Millet Ktp., Feyzullah Efendi, no. 1381, vr. 370b.) Aynı zamanda Molla Hüsrev, Osmanlı Devleti’nin en önemlihukukçularından birisidir. Kendisi padişahın huzurunda gerçekleştirilen ilmî tartışmalarda da reîsü’l-ulemâ sıfatıyla hakemlik yapmıştır.

Molla Hüsrev Fatih Sultan Mehmed’e fıkıh usulüne dair yazmış olduğu risâlenin tercümesini takdim etmiştir. Mirkât ve şerhiMir’ât’tan sonra (akl-ı selim için) yol gösterici nitelikte özet bir metin/ bir Risâle yazıp Fatih Sultan Mehmed’esunmuştur. Fıkıh usulüne dair bu iki kitaptan sonra kaleme aldığı bu risâle fıkıh usulününictihad bahsini ele alan bir çalışmadır. Özetinözetiniteliğindeki bu risâle, hacmi küçük olmasına rağmenusûlünönemli konularını örneklerle veciz bir şekilde ele almış olması itibariyle özelde fıkıh usulüne genelde ise İslâm hukuk literatürüne bir katkıdır. (Yrd. Doç. Dr. Hasan ÖZER, Dumlupınar Ünv. , İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi, sy.30/2017, 45-70) Fatih’e takdim edilen bu Risalenin nihayetinde fen ilimlerine de dini ilimlere de teşvik edici not ve anekdotlar ilgi çekicidir. Bu notlardan birisi Münyetül-Müftî adlı eserin sonunda bulunan şu anekdottur mesela: “Allâh (c.c.) Hz. Süleyman’ı ilim ve saltanat arasında muhayyer bıraktı. O ilmi tercih etti. Allâh (c.c.) da ona ilim ve saltanatı birlikte verdi.” (Yusuf b. Ebî Said Ahmedes-Sicistânî’nin, Münyetül-Müftî, SüleymaniyeKtp., Murat Molla, nr. 1111, vr. 334b.)

Bu anekdot bize Münazarat’taki şu dersimizi hatırlatıyor: “Vicdanın ziyası, ulûm-u diniyedir.  Aklın nuru, fünun-u medeniyedir. İkisinin imtizacıyla hakikat tecellî eder. O iki cenah ile talebenin himmeti pervaz eder. İftirak ettikleri vakit, birincisinde taassup, ikincisinde hile, şüphe tevellüd eder.”

BEDİÜZZAMAN’IN MİRKAT’I EZBERLEMESİ

Doğu Anadoluda aşiretlerin neredeyse tamamı ve nüfusun büyük bir kısmı Şafiî mezhebine tabi olduklarından, Bediüzzaman Said Nursi Hanefî mezhebine ait Kitapları tetebbu’ etmeye ihtiyaç duymamıştır. Bu yüzden Hanefî mezhebinin kitapları ve mes’eleleride, aşağı yukarı okumuş olduğu Şafiî kitapları cinsinden addederek, aynı şeyler zannetmişti. Hatta hocalara çok zaman Hanefi kitaplarının kolay olduğundan bahsettiği de oluyormuş. Bir gün eline Hanefi mezhebine Molla Hüsrev’in “Mirkat” adlı kitabı geçer. İlk okuyuşunda bazı mes’elelerinin yanlışlığına hükmederse de, dikkatle okuyunca anlamaya başlar ve:

“Eyvah! İmam-ı A’zam Hazretlerinin talebesine karşı nezaketsizlik ettim. Hem İmam-ı Azam’ın bir kerameti olarak da bu kitabı anlamakta duraklama yaptım, hatâmın tokadını yedim” der.

Bunun üzerine “Mirkat” kitabını -Haşiye ve şerh olmaksızın- okuyup anlamaya ve sonra da ezberine almaya başlar. Daha sonra mezkûr kitabın haşiye ve şerhleriyle (Mir’at ile) kendi anladığı nokta-i nazarlarını karşılaştırır. Üç kelimeden başka, bütün mes’elelerdemuvâfakat olur. Molla Said’in bu üç noktadaki tevcihleri de devrin ulemasının takdirlerine mazhar olur.

Alem-i İslamBediüzzaman'danDerslerDünyaGenelGündemHizmetİslamİslam ve HayatNur TalebeleriRisale-i NurRisale-i Nur DünyasıSon DakikaSürmanşetTürkiye
Hindistan Nur Talebelerinden Hüsnü Ağabey’e Mektup
Alem-i İslamGenelGündemİslamİslam ve Hayat
Tanıkların Dilinden İslamofobi
Alem-i İslamAli Kemal PekkendirHizmetİslamRisale-i Nur
Risale-i Nur’u Okuma ve İzah Etme Konusu
Alem-i İslamGenelİslamİslam ve HayatTürkiye
Muhteşem Bir Sela!
Alem-i İslamGenelGündemHizmetİslamİslam ve Hayat
AZERBAYCANDAN MEKTUP VAR