Kategori: Yüksel Uca

KİMİ SEVİYORUZ? NİYE SEVİYORUZ?

            Yüce Allah insanın kalbine sonsuz bir muhabbet yerleştirmiştir. İnsan ya Halık’ını sevecek ya da mahlûkatı.         Kalp, ulvi hakikatlerle ferahlanır, huzura erer; Yüce Allah’ı sevmekle, O’nu anmakla tatmin olur. Bir ayette mealen şöyle buyrulur: “Kalpler ancak Allah’ı zikretmekle (anmakla) huzur bulur.” (Rad Suresi, 13/28)         Habib-i Edip Efendimiz (sav.) şöyle dua buyurur: “Allah’ım! Senden sevgini, Seni […]

Yazının Devamı

İNSANIN EN MÜHİM VAZİFESİ ŞÜKÜRDÜR

Yüce Allah, insanı hilkat ağacının en mükemmel meyvesi olarak yaratmış, onu arzın halifesi seçmiş, yaratılmışların en şerefli yapmış, bütün mahlûkatı hizmetine musahhar kılmış, akıl, ruh, kalp ve vicdan gibi manevi latifelerle ve en güzel duygularla süslemiş, organlarını ruhuna göre harika bir şekilde tanzim ederek aza ve duygularını her nimetten istifade edecek bir şekilde terbiye etmiştir. Bu […]

Yazının Devamı

KUL ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMALI

  İnsan sebeplere tam riayet edip, üzerine düşeni eksiksiz yaptıktan sonra kavli duayı yapmalı, neticeye razı olmalı ve şükretmelidir. Kişi; dünyevi ve uhrevi maksatlara ulaşmak için gereken bütün tedbirleri aldıktan sonra, neticeyi Allah’tan beklemeli ve tesiri O’ndan bilmelidir. Zaten tevekkülün esası da budur. “Allah’a güven. Vekil olarak Allah yeter.” (Ahzab Suresi 33/3) “… Allah’a tevekkül […]

Yazının Devamı

YEİSE YER YOK

Manevi hastalıklarımızdan biri de yeistir. Yeis ümitsizlik demektir. Yeis; maddi ve manevi terakkinin en büyük düşmanıdır. Yeis; azim ve ümidin katilidir. Ümitsizlikten daha büyük bir tehlike ve korkunç bir felaket yoktur. Ümitsizliğe düşen fert ve milletlerin hedefine ulaşması mümkün değildir.  Ümidini kaybeden her şeyini kaybeder. “Her şeyimi yangında kaybettim” diyen birine, bilge bir zat şöyle der:  “Ben […]

Yazının Devamı

ARACILARA NE LÜZUM VAR?

“Allah bize şah damarımızdan daha yakın değil mi? Öyle ise âlime, veliye ne lüzum var? Aracıları aradan çıkaralım” sözünü çok duymuşsunuzdur.  Bu iddiayı ortaya atanlar; “Bizi Kur’an bağlar” deyip sünnetleri yok sayanlar, şefaati ve rüyetullahı kabul etmeyenlerdir. Hiç şüphe yok ki, kudreti sonsuz, ilmi nihayetsiz ve iradesi mutlak olan Cenab-ı Hak yarattığı her mahlûkuna şah […]

Yazının Devamı

BİLMEK YETERLİ Mİ?

Bir kişinin adını, doğum yerini, kimin oğlu olduğunu ve ne iş yaptığı bilmek onu tanımak için yeterli değildir. Bir insanı tanımak için onunla teşrik-i mesai yapmak, kişiliğini, karakterini, ilmi seviyesini, fazilet ve marifetini bilmek lazımdır ki, onu tanımış olalım. Birincisi kişinin hüviyetini, ikincisi ise mahiyeti ifade eder. Bir gün bir kişi Hz. Ömer’in yanında birisinden […]

Yazının Devamı