SON DAKİKA

Nurdan Haber | Müjdeler Verir Risale-i Nur Odaklı Dini Haberler

Ramazan Zekât ve Liyakat

Ramazan Zekât ve Liyakat
08 Mayıs 2018 - 7:58

İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik, o kimsenin yaptığıdır ki, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır. (Allah’ın rızasını gözeterek) yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcar, namaz kılar, zekât verir. (Bakara Sûresi Âyet: 177)

Evet, Ramazan yaklaşıyor. Bir kaç gün sonra teravih namazını kılmaya başlayacağız inşaallah. İmkanı olan müslümanlar çarşılarda dolaşmaya, şarküterilerde kuyruk oluşturmaya başladılar bile.

-Ya ben bu kaşarı sevmedim. Garda olsa fiyatı önemli değil

-Evet, ben de inek peynirini sevmiyorum. Ezine peynirinden başkasını ağzıma bile süremiyorum.

-Balı nerden almalı acaba?

-Valla ben Anzer balı aldım, biraz pahalı ama önemli değil.

Bu konuşmaları yapanlara bakarsanız yada sorarsanız dört dörtlük müslüman, ama “inneme’l mü’minûne ihvatün” âyet-i kerimesine henüz yetişmedi. Ayrıca ne yapsın adam; “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” diyen sosyal dayanışmanın zirvesinde yer tutan muhteşem hadis-i şerifin ifadesini duymamışsa! Ayrıca sen onun yardım yapmadığını mı sanıyorsun. Zamanı gelince o da yapacaktır. Tabi zenginin keyfi oluncaya kadar yoksulun canı çıkmazsa.

Bir sene boyunca Ramazanın gelmesini bu vesile ile ailesine çoluk çocuğuna belki giyecek ve yiyecek almayı bekleyen nice babalar var. Onurundan dilenemiyor hatta en samimi arkadaşından borç istemeye utanan ne insanlar tanıyorum, tanıdım. Ama gayrimenkul zengini olup “geçinemiyorum” diye feryad eden ve çok sıkışık olduğunu söyleyen dostlarım da var. Şimdi bazı dostlar içlerinden geçiriyorlardır:

“Ne yani şimdi lüks arabamızı satıp fakir mi doyuralım?”

“Şimdi lüks arabamızı satıp fakir mi doyuralım?” “Çocuklarıma aldığım Villalardan birini mi satayım? Sonra benim çocuğumun geleceği ne olacak?”

Hayır, hayır bunu istemek zaten benim haddim de değil hakkım da?

“Bizim mesleğimiz sahabe mesleğidir” deyip sofralarında bir aileye yetecek yiyecekleri arttırıp israf edenlere soruyorum: Hz. Ebubekir de öyle mi yapıyordu?

Dostlar; vereceğiniz zekat yada sadaka ve eğer adak varsa, son dakikayı beklemeyin. Biraz erken davranırsak, gözleri yollarda haklarını bekleyen yoksulları bir an önce sevindirelim. Zamanında verelim ki gerçekten işe yarasın. Arefe gecesi beni arayıp “-bende fitre var ben onları sana nasıl ulaştırayım?” diyenlerin sayısı yüzlercedir. Hâlbuki fitre, insan bedeninin zekâtıdır ve zamanında bir yoksula verilirse belki o da onunla bir eksiğini gidererek bayrama bir nebze sevinçli girer.

ETRAFIMIZDA FAKİR YOK

Bir de “Etrafımızda Fakir yok ki!” diyenler var tabi! Bunun için yurt içinde ve yurt dışında dünyanın her yerinde açlık sınırında olan açlık sınırını aşıp açlıktan ölme seviyesine gelmiş yerlerdeki faaliyetleri ile tanıdığımız bildiğimiz bir derneğimiz var ki her derde ÇARE.

Ramazanlarda ve Kurban bayramlarının hemen hepsinde evlerinden, ana ve babalarından, eş ve çocuklarından binlerce kilometre uzaklarda, perişan olmuş insanlara, aç kalmış ailelere, yetim kalmış çocuklara, akbabalara yem olma arefesindeki ana kuzularına, dünyanın neresinde olursa olsun “Ne olur bana bir çare” diye inleyen ve zengin müslümanların şefkat ve merhametini intizar eden insanlara yetişip, bir yudum su, bir lokma ekmek, yaraya merhem, hastaya nefes olan, her biri imana ve Kur’an’a hadim anadan, yardan, serden geçmiş kahramanların bir araya gelip oluşturdukları dernek; ÇARE. Bu gençler gittikleri ülkelere sadece ekmek, su, et yetiştirmiyorlar, ellerinde götürdükleri Kur’an ve tefsirleri ile aynı zamanda, umut oluyorlar, inanç oluyorlar, iman oluyorlar.

Arakan’da, Suriye’de, Türkiye’deki mülteci çadırlarındaki parmak ısırtan faaliyetleri devletin de dikkatini çekmiş ve Başbakanlığa bağlı AFAD birçok yerde ÇARE ile iş birliği yapmıştır. Son 6-7 yıldır ben de Çare Derneği ile birlikte bir şeyler yapma gayreti ile dünyanın en fakir ülkelerinden biri olan Batı Afrika ülkesi Burkina Faso’ya gidiyor, kurban kesme organizasyonlarına katılıyordum. Bu sene inşaallah Ramazan’da bir kaç ülkede ihtiyaç sahiplerinin yaralarına merhem olma mülahazası ile ÇARE Derneği ile birlikte olacağım. Sade beyaz ekmeği bile senede bir yiyen insanlara iftar yemeği vermek, midelerini sıcak bir çorba ile tanıştırmak ve belki de evlerine hayatlarında hiç girmemiş, tadını bilmedikleri, midelerine hiç inmemiş makarna, pirinç, bulgur ve daha başka gıda maddesi ile dolu kolileri dağıtma işlerinde yardımcı olmak istiyorum.

Ben, siz değerli dostların varsa emanetleri zekat, sadaka, fitre ve infak edeceğiniz her ne varsa size vekaleten götürüp hakkı ile yerine ulaştırmaya talibim. Aşağıda nasıl ve ne kadar yardım etmek isterseniz yapabileceğiniz bir çizelge var bunlardan birine yada bir kaçına talip olabilirsiniz.

Saadet ve muhabbetle kalınız.

Abdurrahman İraz

2 Mayıs 2018  08:00

2018 Ramazan Yardım İçeriği:

  • Bir kişilik iftar bedeli 10 TL.
  • Bir ülkede 150 kişilik iftar 1.000 TL.
  • Bir aileye kumanya paketi 75 TL.
  • Kur’an-ı Kerim yardımı 10 TL.
  • Fitre, fidye 19 TL.
  • Zekât, Sadaka
  • Uganda yetimhanesi inşaat yardımı.
  • Yetim Sponsorluk

Not: isteyen dostlar 1000 kişilik ve daha fazla iftar organizasyonlarına sponsor olabilirler. Böyle bir durumda şahıs olsun firma olsun, istendiği takdirde isim yazılacak ve sponsorluğu deklere edilecektir.