Azerbeycan -3

Nurdan Haber Haber Merkezi | |

Nurdanhaber – Mehmet Nuri TURAN

GÜNEY AZERBEYCAN VEYA İRAN AZERBEYCANI-3

İkinci Bağımsızlık hareketi;

Almanların yakın dostu Rıza Şah, Ruslar’a yardım etmek isteyen İngiliz ve Amerikalılar’a ülkesinden geçiş izni vermez. Bunun üzerine kuzeyden Ruslar, güneyden de İngilizler 25 Ağustos 1941 günü İran’ı işgal eder. Ruslar 11 Eylül 1941 günü Tebriz’e girerler. Rıza Şah, tahtından indirilip bir İngiliz zırhlısı ile Morris adasına sürgüne gönderilir ve oğlu Muhammed Rıza tahta oturtulur. Ruslar savaş içerisinde olduklarından halka iyi davranırlar ve Güney Azerbaycan halkını kendi iradelerine bırakırlar. Bu arada zindanlarda bulunan siyasî tutukluları da serbest bırakırlar. Böylece 11 yıldır zindanda olan eski kominist Mir Cefer Pişeverî, Kâşan zindanından çıkarak Tahran’a, oradan da Tebriz’e gelir ve mücadeleye başlar. Hoylu bir Türk olan Seyid Cafer Pişeverî çocuk yaşlarında Bakü’ye gitmiş tahsilini orada tamamlamış. 32 yaşında kominist olarak İran’a dönmüş. Diktatör Rıza Şah’a karşı mücadeleye başlamış, hapsolmuş, 11 yıl hapiste kalmıştır. Hapishaneye bir komünist olarak giren Pişeverî, oradan demokrasiden yana bir milliyetçi olarak çıkmıştır.

Sovyet ordularının Güney Azerbaycan’a girmesini müteakip burada çalışmak için Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nden 3816 sivil gönderilmiştir. Yirmi gün sonra 500 kişilik bir memur grubu daha gönderilmiştir. Daha sonra ünlü şair Samet Vurgun’un başkanlığında 620 görevli daha gönderilir. Bunların görevleri, siyasî propaganda yaparak ve çeşitli faaliyetler yaparak, Güney Azerbaycan halkının yalnız olmadığını, kuzeyde onların kardeşlerinin olduğunu, gerektiğinde birlikte hareket edebileceklerini anlatmak Rusların, onların hamisi olduğunu propagandasını yapmak için; gazeteler, kitaplar yayımlayarak, kütüphaneler, kültür merkezleri oluşturarak, tiyatro, sinema ve konser salonları kurarak halkı güya bilinçlendirmektir. (Cemil HESENLİ, “Güney Azerbaycan: 1945 Yılının Sonbaharı”, Türk Dünyası Türk Dünyası Araştırmaları, İstanbul 1999, S. 23, s. 645 vd.)

Mir Cafer Pişeverî, Sovyet Rusya tarafından desteklenmektedir. Yapılan ilk seçimde Pişeveri, İran Demokrat Partisi’nden Tebriz milletvekili seçilir. Şah Rıza Pehlevî, Pişeverî ve arkadaşlarını meclise sokmak istemez. Meclise alınmayan Pişeverî, Tebriz’e dönüp, Azerbaycan Demokrat Partisi’nin başına geçer. Kurucu Meclis oluşturulur. Ardından seçim yapılır ve 21 Mart 1945 günü “Azerbaycan Millî Hükümeti” kurulur. (ARAZOĞLU, Muhteser Azerbaycan Tarihi, Bötün Azerbaycan Kitabhanası Tarih Seriyası, Bakı 1999, s. 127; HESENLİ, “Güney Azerbaycan: 1945 Yılının Sonbaharı”, s. 91 vd. Hükûmetin 10 bakanı vardır: Mir Cafer Pişeverî Başbakan, Dr. Selamullah Cavid İçişleri Bakanı, Cafer Kaviyan Halk Orduları Bakanı, Muhammed Biriya Millî Eğitim Bakanı, Gulam Rıza İlhamî Maliye Bakanı, Dr. Cavid Mehtaş Tarım ve Köy İşleri Bakanı, Yusuf Azimî Adalet Bakanı, Mirzarabi Kebirî Posta Telgraf Bakanı, Dr. Hasan Orengi Sağlık Bakanı.)

Tebriz Şairler Meclisi’nin üyelerinden Ali Fıtrat, Mir Mehdi İtimat, Hüseyin Sehhaf, Muzaffer Direfşî, Mir Mehdi Çavuşî, Yahya Şeyda, Balaş Azeroğlu Azerbaycan Millî Hükûmeti’ni şu şiirle tebrik ederler:

Bağımsızlık hareketine katılan ve Azerbaycan Millî Meclisi’ni şiiriyle kutlayan şairlerden biri de Ali Fıtrat’dır. “Meclis-i Millî’ye” adlı şiirinde günün tarihini düşürerek şöyle der. (Ali Fıtrat bağımsızlık hareketine katıldığı için şah polisleri tarafından tutuklanmış ve zindanda işkence ile öldürülmüştür (1948). Daha geniş bilgi için bk.: Sabir EMİROV, Cenûbî Azerbaycan Millî-Demokratik Edebiyyatı (1941-1990), Élm Neşriyyatı, Bakı 2000, s. 51; E. SABİR, Cenûbî Azerbaycan Yazıçılarının Edebî Mecmuası, Azerbaycan. Rûznâmesi’nin Neşriyesi, byy., 1960 s. 3; Türkiye Dışındaki Türk Edebiyatları Antolojisi Kültür Bak. Yay., Ankara 1997, V/385; MENÂFİ v.dğr., III/24.

7 Mayıs 1945 günü Almanlar, müttefik devletlere teslim olur . Anlaşma gereği işgal kuvvetlerinin altı ay içerisinde İran’ı terketmeleri gerekir. İngiliz, Amerikan ve Fransız güçleri İran’dan çekilir. Fakat Rus kuvvetleri çekilmez. İran petrollerine göz dikmiştir. Güney Azerbaycan hareketini koz yapmak istemektedir. Pişeverî bütün gücüyle Güney Azerbayca’ı güçlendirmeğe çalışmaktadır. Tebriz’de bir üniversite kurmuş, resmî dili Türkçe yapmış, ziraat, sanayi, toprak reformu meselelerinde büyük adımlar atmıştır. Rıza Şah, başbakanı Kavam’ı Moskova’ya göndererek ülkeden askerlerini çekmeyen Ruslarla gizli bir anlaşma yapar. Güney Azerbaycan petrollerinin işletme hakkını Ruslara verir. Ruslar istediklerini alırlar ve ordularını Güney Azerbaycan’dan çekmeye başlar.

Pişeverî sıkışıp kalmıştır. Yaptıkları gizli celsede, üç seçenek üzerinde karara varırlar. Birincisi Türkiye’ye ilhak, ikincisi eğer ilhak meselesi Türkiye’ye zarar verecekse istiklâl ilân etmek ve Türkiye’nin desteğini almak, üçüncüsü de Türkiye’den olumlu cevap alınmazsa İran’ın bünyesinde kalmak. Ankara’ya bir heyet gönderilir. Heyet Ankara’da İnönü ile görüşmek için üç ay bekler. İnönü’nün her zamanki gibi kişiliksiz dış politika tutumu ve Stalin ile Şah arasındaki gizli petrol anlaşmasını bilmektedir. Rusya ile zıtlaşmak istemediğinden heyetle görüşmez ve bu talebe olumlu cevap vermez. Şah ve Kavam artık “Azerbaycan Millî Hükümeti”ni ve Muhabat Kürt Cumhuriyetini ortadan kaldırmanın yolunu aramaktadır. Ülkede genel seçim yapılacağını ilân eder. Tebriz, tabiî olarak buna karşı çıkar.

Tahran, “Azerbaycan Muhtar Hükümeti”ni yasa dışı ilân ederek 10 Aralık 1946’da ordularını harekete geçirir. İran ordusundan önce “Vatanseverler Birliği” denilen özel birlikler 12 Aralık 1946’da Tebriz ve Urmiye’ye girer. 14 Aralık’ta nizamî ordu birlikleri gelinceye kadar bunlar binlerce Azerbaycan Türkünü katleder ve şehri talan ederler. 20 Aralık’a kadar İran ordu birlikleri Güney Azerbaycan’ı denetim altına alır. Resmî kaynaklara göre 3 binden fazla insan öldürülür, 11 binden fazla insan tutuklanır, 8 bini de Fars bölgelerine sürgüne gönderilir. (HESENLİ, “Güney Azerbaycan Millî Harekâtı”, Türkler Türkler, XX/650.)

Gerçekte 20-25 bin Güney Azerbaycan Türkü şehit edilmiştir. (BAYIR, s. 117 vd.; ÖREN, s. 103.) Dış güçlerin desteğindeki Şah orduları, İran Türkleri’ne ait bütün kültür, sanat ve edebiyat ocaklarına saldırırlar. Bütün yayınevlerini, kitapçıları, şairler ve yazarlar evini, bütün kültür kulüplerini, müeleri yıkıp, yağmalarlar. Türkçe yayımlar başta olmak üzere, bütün Türklükle ilgili kitaplar toplatılıp tongallarda (büyük ateşler) yakılarak yok edilir. (BAYIR, s. 117; E. S. SUMBATZÂDE, Ş. E. TAĞIYÉVA, O. S. MELİKOV, Azerbaycan Tariinin Oçérki (1828- Tari{inin Oçérki (1828-1917), Élm Neşriyyatı, Bakı 1985, s.171.)

XX. yüzyılın en çirkin işlerinden biri olan bu olayı Şair Ali Tude, “Kitap Tongalı” (Kitap Ateşi) adlı uzun manzumesinde işler; (Geniş bilgi için bkz.: KAFKASYALI, V/361 vd.)

Pişeverî, bir kısım askerleri ile birlikte Bakü’ye sığınmak mecburiyetinde kalır. Onunla beraber onlarca şair yazar, bürokrat, milletvekili de Bakü’ye gider. Stalin, tedirgin olur. Komünizmden vazgeçip milliyetçi olan Pişeverî’nin ülkesindeki Türkleri ayaklandıracağından korkar. Zaten gizli senaryodaki “rolü” bitmiştir. Pişeverî, 11 Temmuz 1947 günü bir trafik kazasında öldürülür. (ÖREN, s. 103.) Güney Azerbeycanın bağımsızlık mücadelesi Türkiyede bilinmez, Azerbeycanda’a adeta unutmayı tercih etmiş. Bugünkü durum ise tam bir fecaattir.

Allaha emanet olun gelecek makalemiz Azerbaycan’ın bugünkü durumu hakkında olacak inşallah.

 

 



Etiketler: , , , , ,
Kategoriler: Mehmet Nuri Turan

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?