SON DAKİKA

Nurdan Haber | Müjdeler Verir Risale-i Nur Odaklı Dini Haberler

BEDİRXAN BEY’İN BİRİNCİ NASTURİ HAREKÂTI (1843)

BEDİRXAN BEY’İN BİRİNCİ NASTURİ HAREKÂTI (1843)
Mehmet Nuri Turan( mehmetnurituran@nurdanhaber.com )
28 Kasım 2019 - 13:20

BEDİRXAN BEY’İN BİRİNCİ NASTURİ HAREKÂTI (1843)

Hakkâri sancağı sınırları içerisinde Tiyari bölgesinde bulunan Nasturiler, eskiden beri devlete karşı uygunsuz birtakım tavırlar içerisine girmekteydiler. Özellikle de tâbi oldukları Hakkâri Bey’i Nurullah Bey’e karşı itaatsizlikleri sebebiyle sorun kaynağı olmaktaydılar. Tiyarilerin çıkardığı son olayda onlarla baş edemeyen Nurullah Bey, Bedirxan Bey’den yardım istedi.  Bunun üzerine Bedirxan Bey de Erzurum Müşiri Halil Kâmil Paşa’ya bir mektup yazarak meselenin çözümü için yardım istedi. Vali Halil Kâmil Paşa ise verdiği cevapta, İran ile sınır meselesinin müzakere edildiği bir ortamda bölgede yeni problemlerin çıkarılmasının uygun olmayacağını ve İran ile meselenin çözülmesinden sonra durumun Sadaret’e bildirileceğini ifade etmiştir.  Ayrıca kendisine, Vali Kâmil Paşa tarafından Erzurum’da bulunan güvenilir adamı vasıtasıyla birtakım şifahî nasihatlerde bulunulmuştur.

Fakat Bedirxan Bey,  kendi başına hareket ederek devletten habersiz Tiyari bölgesindeki Nasturiler üzerine harekât için hazırlıklara başlamıştır.  Bedirxan Bey, ilk iş olarak Han Mahmut ve Nurullah Bey’i yanına alarak adam toplamaya başladı. Ayrıca, Hertuşi Kürt Aşireti ile Tatar Ağa’nın yardımlarını sağladı. Nasturileri zapt etmek için İsmail Paşa’dan da yardım talep etmiş; o da kendisine sekiz yüz kadar asker göndermiştir.  Grant, Bedirxan Bey’in Nasturi seferinden birkaç gün önce, onun Cizre’nin 20 km kuzeydoğusunda bulunan karargâhına davet edilmiş ve Nurullah Bey’in bizzat kendisinden asi Nasturilere karşı destek istediğine şahit olmuştu. Kürt beyleri, yaklaşan harekât öncesinde misyonerlik binalarına zarar gelmeyeceğine ve ona sığınan insanlara dokunulmayacağına dair Grant’a söz vermişlerdi. Misyoner Grant, Nasturilere karşı planlanan saldırıyı biliyordu. Bu saldırıyı, kendilerine bildirmediği gibi tersine bu gibi hücumların Nasturileri daha çok Allah’ı ( İsa-Mesih)  kabul etmeye sevk edeceğine inanıyordu.

Nasturilere karşı saldırı hazırlıklarının yapıldığı sırada Hakkâri Beyi Nurullah’ın yanında bulunan İngiliz misyoner Badger,  ilginç bir rol oynadı. O,  kendisini bölgedeki çatışmalara karışmayan “tarafsız bir aracı” olarak görüyordu. Bu çatışmanın çıkmasında kendisinin de payı. On gün boyunca yapılan saldırı ve istila hazırlıkları içerisinde bizzat bulundu. Hazırlanan bütün planlardan onun haberi vardı ve yalnız Marşemun’un mülkiyetine ve sığınak yeri olan Patrikhane’ye dokunulmayacağı sözünü almakla yetindi. Bedirxan Bey, Nasturi harekâtı için 10 bin kişilik silahlı birlik oluşturarak saldırıya geçti. Öncelikle asiliğiyle meşhur Diz kazasının bazı köyleri üzerine yürüyerek burayı ele geçirmiş ve burada oturan Patrik Marşemun’un yeğeni bir kızı esir almıştır. Tiyari ve Diz kazası ise taşlık ve ulaşılması güç olduğundan Nasturilerin tahkim edilmiş mahallesine girememişlerdir. Burası aynı zamanda etrafı yüksek dağlarla çevrili doğal olarak korunaklı ve önünden Büyük Zap nehri akmaktadır. Nehri ancak sallarla geçmek mümkündür. Fakat nehrin beri tarafında bazı köyler bulunmaktadır. Bedirxan Bey, adamlarını toplayarak nehrin beri tarafında bulanan ve kendilerinden iki saatlik mesafede bulunan köylerdeki Nasturi askerleri ile saldırtmış. Buradaki mücadele, sabahtan ikindi vaktine kadar devam etmiş ve Nasturiler bu mücadelede büyük kayıplar vererek geri çekilmişlerdir. Çekilme sırasında nehri geçtikten sonra köprüyü yıkmışlardır.

Bunun üzerine Bedirxan Bey, sallarla askerini nehrin karşı kıyısına geçirmiş. Burada da muharebe, iki buçuk gün devam etmiş ve en kanlı mücadeleler burada olmuştur. Bedirxan Bey ve askerleri, Deyir (Tiyari) denilen yeri bastıktan sonra dağlar arasındaki birçok köyü yağma edip yakmışlardır. Özellikle Bindesbido isimli köyden aldıkları mal, eşya ve kitapları götürmüş; kiliseyi tahrip etmişlerdir. Halka zulüm ve işkence edilmiş, birkaç yüz kişi esir gibi satılmak üzere götürülmüştür. Bedirxan Bey, bilhassa Patrik Marşemun’un akraba ve çevresini ısrarla takip ettirmiştir. Bu sırada bir kadın, Marşemunluğa aday olan bir delikanlıyı büyük fedakârlıklarla kurtarıp dağ başında gizlemeyi başarmıştır.

Fakat Patrik Marşemun’un annesi, Bedirxan Bey ve adamları tarafından, oğlunu da böyle yapacağız diyerek Diz köyünde iki parça edilmiş ölüsünü de Zap nehrine atmışlardır. Bu sırada Patrik kaçarak olaydan on sekiz gün sonra kardeşi, kâtibi ve üç dört hizmetçisi ile Musul’a gelip İngiliz konsolos vekilinin evine sığınmıştır (27 Temmuz 1843). Bedirxan Bey ve adamları tarafından Aşita bölgesine yapılan harekât sonrasında pek çok Nasturi katledilmiştir. Bu katliamdan kurtulabilenler ve katliamı öğrenen yöre köylüleri, taşıyabilecekleri eşyalarını yanlarına alarak yüksek bir mevkide bulunan Lizan’a sığınmışlardır. Gizlendikleri yerde Kürtlerin kendilerini fark edemeyeceklerini düşünmüşlerdir; fakat Bedirxan Bey, onların geri çekildiğini anladıktan kısa bir süre sonra yerlerini tespit etti. Onları zor kullanarak çıkaramayacağını bildiği için çevrelerini kuşatıp kendiliğinden teslim olmalarını bekledi. Üç gün sonra yiyecek ve sularının tükenmesi üzerine teslim olmayı kabul ettiler. İki taraf arasında yapılan antlaşmaya göre, köylüler, silahlarını ve mallarını teslim edecekler ve karşılığında hayatları bağışlanacaktı.

Bedirxan Bey de, Kur’âna el basarak sözünde duracağına dair yemin etti. Ne var ki, antlaşmadan sonra, halkın elindeki silahlar alınarak savunmasız insanlar katledilmişlerdir. Tiyari bölgesindeki ikinci saldırı sırasında Tiyari şefi Melik İsmail, bizzat Bedirxan Bey tarafından öldürülmüştür. Bozulan Nasturi kafilesinin önemli bir kısmı, malları ve eşyalarıyla birlikte Musul sınırı içerisinde yer alan Pervari’ye, bir kısmı da İran’da Urumiye kazasına kaçmışlardır. Musul Valisi Mehmet Paşa’nın ordusunun başında bölgeye gönderilmesi, sayıları azalmış olan Nasturilerin tamamen yok olmalarını önlemiştir. Yerlerinde kalanlar ise, Cizye vergisini vermeyi ve Hakkâri Beyi’ne itaat etmeyi kabul etmişlerdir. Bedirxan Bey, Nasturilerden elde ettiği paradan, hediye olarak elli bin kuruş alıp adamlarından Abdullah isminde bir şahısla Erzurum Valisi Halil Kâmil Paşa’ya göndermiştir. Muharebede ele geçirilen 870 tüfek, onun adamı olan Osman Bey vasıtasıyla Erzurum Müşirliği’ne gönderilmiştir.

Yine harekât sırasında Tuhuma, Cilo ve Baz bölgeleri haricinde yakıp yıktığı bölgelerden 125.120 koyun ile 5.700 büyükbaş hayvan ele geçirilmiştir. Bedirxan Bey tarafından gerçekleştirilen bu harekâtın sonunda, gerek Nasturi toplumu ve gerekse Müslüman unsurların tamamı, Hakkâri Emiri Nurullah Bey’e itaat ettirilmiştir. Bedirxan, Tiyari bölgesinde yaşayan Nasturileri itaat altına aldıktan sonra Zeynel Bey adında birisini başlarına Mütesellim olarak tayin etti. Daha sonra Cizre’ye döndü. Beraberinde çok sayıda esir götürdü. Bedirxan Bey, Cizre’ye vardığında ganimet hukuku gereği, almış olduğu esir ve malların beşte birini kendine ayırmış; geri kalan kısımları âlimler, şeyhler ve ileri gelenler arasında dağıtmıştır. İngiliz The Sunday Times gazetesinde 5 Ocak 1844 tarihinde yayınlanan “Nasturi Hristiyanları” isimli makaleye göre, Bedirxan Bey’in 1843 yılındaki Nasturi harekâtı sırasında yaklaşık 3800 kişi öldürülmüş, pek çok kadın ve çocuk esir edilmiştir.

Bedirxan Bey’in 1843 Nasturi Harekâtı Sonrasında Bâbıâli ‘nin Tutumu

Bedirxan Bey’in 1843 Nasturi harekâtı, Bâbıâli tarafından yersiz ve zamansız bir harekât olarak değerlendirilmiş ve bu durum aynı zamanda hükûmet nezdinde hakkında var olan şüphelerin daha da artmasına yol açmıştır. Ayrıca Hükûmet, hadiseyle ilgili olarak kendisinin de bu işin arkasında ve Bedirxan Bey’in malûm girişimini onaylıyormuş gibi gösterilmesinden ciddi rahatsızlık duymaktadır. 1843 hadisesi, Batılı devletlerin meseleye müdahil olmalarına yol açarak Babıâli üzerinde İstanbul’daki elçileri vasıtasıyla baskı oluşturmalarına sebep olacaktır.

Hükûmet, Bedirxan Bey’in Nasturiler’e karşı giriştiği harekâtın amacının bölgede kendi sınırlarını ve nüfuzunu genişletme amacına yönelik olduğunu düşünmekteydi. Konu ile ilgili olarak Bâbıâli ile Erzurum, Diyarbakır, Musul ve Şam Eyaletleri arasında yoğun bir yazışma trafiği başlamıştır.  Bu eyaletlere gönderilen emirlerde, Bedirxan Bey’e emniyet ve güvenlik hissi verilerek devletin yanına çekilmesi, bu suretle itaatinin sağlanması üzerinde durulmuştur. Bunun yanında hadisenin ileri götürülmeyerek kendisinin oyalanması ve hâlihazırdaki durumu dikkate alarak nüfuzunu genişletmesine müsaade edilmemesi istenmiştir.

Ayrıca, meselenin Batılı devletler (İngiltere-Fransa) nezdinde şikâyet konusu olmasından dolayı, bundan böyle Bedirxan Bey’in Nasturiler’den el çektirilmesi, bir daha böyle bir katliamın meydana gelmemesi, esirlerin memleketlerine geri gönderilmesi ve Nasturi taifesinin himaye edilmesi gibi hususlara yer verilmiştir.  Âyândan Kemâl Efendi, Bedirxan Bey’in 1843 Nasturi harekâtı sonrasında meydana gelen olayların araştırılması için, 17 Sefer 1259 (19 Mart 1843) tarihli İrade-i Seniyye ile bölgeye müfettiş olarak görevlendirilmiştir. Kemâl Efendi, özel görevli olarak bulunduğu süre içerisinde Musul ve Cizre’ye gidip gerekli incelemeleri yaptıktan sonra sonuçları ve gözlemlerini bir raporla Sadaret’e bildirmiştir.

Selam ve duâ ile Allaha emanet olun. Selam ve duâ ile Allaha emanet olun. Gelecek makalemiz Bedirxan Beyin ikinci Nasturi hareketi hakkında olacak, inşallah.