SON DAKİKA

Nurdan Haber | Müjdeler Verir Risale-i Nur Odaklı Dini Haberler

Kürdistan -6

Kürdistan -6
07 Ocak 2019 - 7:00

 

Mahabat Kürd Cumhuriyeti Serüveni;

 

3 Mayıs 1946’da Mahabad Cumhuriyeti ve Azerbaycan Hükümeti arasında ‘Kürdistan-Azerbaycan Dostluk anlaşması’ imzalandı.

 

Kürtçe eğitim dili oldu ve ilköğretim zorunlu hale getirildi. Yetişkinler için akşam kursları kuruldu. Kadınların toplumsal yaşama katılımı arttırılarak sosyal kurumlarda görev almaları sağlandı. Yüzbaşı Kak Selaheddin gibi Sovyet subaylar Kürt güçlerinin düzenli bir ordu kurmaları için Mahabad’a geldi. Çıkarılan iki tane günlük gazetenin yanında, aylık Hawar ve Agır dergileri bir de kadınların çıkardığı Helale dergisi yayına başladı.

Cumhurbaşkanı Kadı Muhammed, “Mahabad Kürt Cumhuriyeti”nin altı maddeden oluşan manifestosunu şöyle açıkladı:

1.İran devleti içinde, İran Kürtlerine otonom bir yapı sağlanması,

2.Kürtçenin yönetimde ve eğitim kurumlarında kullanılması,

3.Kürdistan’da devlet işlerinin ve sosyal konuların yürütülmesine nezaret edecek bir yerel konseyin kurulması,

4.Bütün devlet görevlilerinin, yerel şahsiyetlerden seçilmesi,

5.Azerbaycan halkıyla birliktelik ve beraberlik,

6.Sıradan insanları da seçkinleri de kapsayacak tek bir hukuk sisteminin oluşturulması.

Mahabad Cumhuriyeti’nin kurulması, bölgedeki Kürtler arasında büyük bir heyecan dalgasına sebep olmuştu. Ancak çiçeği burnunda devlet, Sovyetler Birliği’nin uydusu olma suçlamasıyla karşı karşıya kaldı. Üstüne üstlük bir de, Mahabad içindeki Kürt grupların birbiriyle kıyasıya rekabet ve düşmanlığı baş gösterince, devleti yönetmek Kadı Muhammed ve ekibi için oldukça zor bir iş haline geldi.

Mustafa Barzani’nin aynı yılın yaz aylarında kurduğu Kürdistan Demokratik Partisi de yine “komünist partisi” ithamıyla yüzleşmek durumunda kaldı. Kadı Muhammed bu iddiaları “İran yönetiminin uydurmaları” olarak adlandırsa da, Mahabad Kürt Cumhuriyeti’nin Sovyetler tarafından kurdurulup yönlendirildiği söylentileri, kısa sürede ciddi bir hal aldı. Tüm bunlara bazı Kürt aşiretlerin Kadı Muhammed’e duyduğu güvensizlik de eklenince, acemi devletin derme-çatma kurumları birkaç ay sonra tümüyle felç oldu.

Sovyetler Birliği’nin İran’dan askerlerini çekmesi, Mahabad Cumhuriyeti için ölümcül darbe oldu. Kadı Muhammed’i Sovyetler’den gelen askeri ve ekonomik yardım için desteklemeye devam eden az sayıda Kürt aşireti de devletten desteğini kesince, artık yolun sonu görünmeye başladı. Bazı aşiretler Mahabad’ı terk ederken, bazıları da Mustafa Barzani’yle ittifak kurma yolunu seçmişti.

Neresinden bakılırsa bakılsın, cumhuriyetin ilânının üzerinden birkaç ay geçtikten sonra, Mahabad’da durum hiç de umut verici görünmüyordu. Bu arada, Şah Muhammed Rıza Pehlevi’nin emrindeki merkezi İran ordusunun, her an Mahabad’a operasyon düzenleyebileceği de artık ortaya çıkmıştı.

5 Aralık 1946’da toplanan savaş meclisi, Kadı Muhammed’e, İran ordusuna kesin bir şekilde direnilmesi yolunda görüş bildirdi. Kadı Muhammed, eldeki imkânsızlıkları değerlendirince, İran ordusunun olası müdahalesi durumunda sadece sivil katliamı yaşanacağını fark etti. Zaten fiilen direnebilecek güçlü ve organize bir ordu da ortalıkta yoktu. Bu sırada Mahabad’a yaklaşmakta olduğu haber alınan İran ordusuna haber gönderen Kadı Muhammed, sivillerin korunması karşılığında teslim olacaklarını bildirdi. Anlaşma gereği, Mustafa Barzani komutasındaki birlikler Mahabad dışına çıktı. 15 Aralık 1946’da İran ordusunun Mahabad’a girişiyle birlikte, “Mahabad Cumhuriyeti” serüveni de sona erdi.

İngiltere’nin desteĝindeki İran, bütün gücüyle saldırır. SSCB söz verdiĝi silah sözünü yerine getirmeyince, tüm direniş yollarını deneyen cumhuriyet, Qazî Muhammed’in önerisiyle, halkın düşman katliamına uğramaması için düşmanla anlaşma/teslim kararı alır. Qazî Muhammed’in kardeşi Sadr Qazi, düşman güçlerinin Generali Humayuni’ye, Mahabad’ı barışçı yoldan teslim etmeye hazır olduklarını bildirir. Humayuni, kendisi şehre girerken, Barzanilerin orada bulunmaması şartıyla kabul eder.

General Mele Mustafa Barzani, Anlaşma kararıyla ilgili olarak cumhurbaşkanı Qazî Muhammed ile görüşür. Başkanı selamladıktan sonra kızgın bir şekilde: ” Kararınıza çok teessüf ederim. Ben çok üzgünüm. Durumu gözden geçirerek kararınızı değiştirmenizi rica ediyorum. En doĝru karar, İran ordusu ile savaşmaktır. İyi biliyorum ki, teslim olmanız halinde sizi idam edecekler. Şah’ın sözlerine inanıyorsanız hata yapıyorsunuz. Ona inanmayın.” der. Cumhurbaşkanı, Barzani’ye cevaben : ” Evet biliyorum, doğru söylüyorsun, ama artık geç. Kardeşim Sadr, Tahran’dan benim için söz aldı. Hiç kimseye zarar vermemek şartıyla teslim olmayı kabul ettik… Ben yalnızım ve kimsem yok.” der.

İran kuvvetlerinin, General Barzani’nin Mahabad’ı terkinden emin olmak için gönderdiği öncü güçlerden sonra sonsuz bir kibirle 17 Aralık 1946 yılında Mahabad’a girmesiyle, Kürt cumhuriyeti son bulur.

Allaha emanet olun, gelecek makalemiz Qazi Muhammed’in Yargılanması, hakkında olacak, İnşaallah.