Vehhabilik -18

Nurdan Haber Haber Merkezi | |

Nurdanhaber – Mehmet Nuri Turan

İhvan’ın Birlikleri ve Liderleri

Faysal ed-Deviş liderliğideki Ertâviye, Sultan İbn Bicad liderliğindeki Ğatğat, İbn Nuhayt liderliğindeki Duhne ve Hurme Vehhabilerinin lideri Halid b. Lüvey belli başlı birlikler ve liderlerdir.

İhvanın Askeri Gücü

İhvan, 1912 den tasfiye edildiği 1930,a kadar İbni Suud’un askeri kuvvetlerinin bel kemiğini oluşturdu. İbni Suud 1902’den 1912’ye kadar, daha çok Riyad havalisindeki kasabalardan ve vahalarda yaşayan bedevilerden toplamış oldoğu ordusu sayesinde sınırlarını genişletmişti. Hadari denilen şehirli ve kasabalı bölge halkı zaten Suud hanedanın hep destekçisi olmuştu. Ve İbni Suud’un genel cihad çağrılarına her zaman iştirak etmişlerdir ama ziraatçilik ve ev geçindirme meşguliyetlerinden dolayı muvazzaf askerlik yapamıyorlardı. Bedeviler ise uzun seferlere dayanıklılıkları, cesaretleri, savaş yeteneklerine rağmen düzenli ordu gibi davranmıyorlardı. Menfaatlerine göre çok çabuk saf değiştirebiliyorlardı. Savaşı kaybetme tehlikesi baş gösterince çabucak kaçabiliyorlardı. Hatta kendi emirleri savaş meydanında ölünce kendi birliklerini yağmaladıkları görülmüştü. İşte İbni Suud böyle bir toplumu hicrelere iskan edip Vehhabi eğitimi ile güçlü dini duygularla donanmalarını temin etmiş ve bunlardan ciddi ve etkili bir ordu kurmayı başarmıştır.

İhvanın Savaşları

1915 yılına kadar İbni Suud bölge halkından topladığı milislerle fetihler yapmış. 1915’ten sonra ise etkili güç İhvan olmuştur. 1918 yılına kadar Necd’in tamamını ele geçiren İbni Suud 1918 yılında Osmanlı’nın Hicaz bölgesinden çekilmesi ile Şerif Hüseyin’in kendisini Hicaz Sultanı ilan etti. Bunu fırsat bilen İbni Suud, Hicaz’a yöneldi, bu arada 1924 Şerif Hüseyin Hilafetini ilan edince İngiliz’ler desteklerini ondan çektiler ve İbni Suud’un önünü açtılar.

  • 1919 yılında Şerif Hüseyin’in oğlu Abdullah’ın komutasında bir ordu Vehhabi olan ve aynı zamanda bir sınır kasabası olan stratejik Hurme kasabasını ele geçirmek için büyük bir orduyla yola çıktı ve Turabe mıntıkasında kamp yaptıkları bir sırada Sultan İbn Bicad komutasındaki İhvan’ın baskınına uğradı sonuç tam bir katliam oldu. Abdullah ve birkaç kişiden başkası kurtulamadı. En iyi tahminle ölü sayısının 10,000 civarında olduğunu ve Osmanlı ordusundan Şerif Hüseyine kalan bir çok silah ve mühimmatı İhvan ganimet olarak ele geçirdi.

 

  • İhvan 1921,de İbni Reşid’in merkezi olan Hail’I kuşattı şehir kısa zamanda teslim oldu.

 

  • Mekke yolu üzerinde bulunan Taif öncelikle kuşatıldı, ağır topçu ateşi altında olan İhvan birlikleri şehre girmeyi başardılar. Şerif Hüseyin’in diğer oğlu olan Taif emiri Ali şehirden kaçtı. Bunun üzerine şehir halkı kapıları İhvana açtı ama bu onları katliamdan kurtaramadı. Ertesi gün Taif halkı Mekkeye doğru sürüldü. Mekke halkı Taifte olanları duyunca panik halinde Cidde’ye doğru kaçmaya başladı. İhvan birlikleri Mekke önlerine geldiler. İngiltere Mekke’de yaşayan sekiz bin Hintli Müslüman’ı vatandaşları olduğu gerekçesiyle Cidde’e limanından Hindistana taşıdı. Bütün bunlar üzerine 18 Ekim 1924 yılında Mekke teslim oldu, Şerif Hüseyin İngilizlere sığındı, önce Akabe’ye ardından Ölünceye kadar yaşayacağı Kıbrı’a götürüldü. Mekkede bütün kabristan tahrib edildi, Peygamberimizin evi ve Darul Erkam gibi Asrı Saadetten beri muhafaza edilen mekanların kapısına kilit vuruldu. Şerif Hüseyin’in köşkü yağmalandı. İbni Suud’an gelen emir üzerine şehirde katliam yapılmadı.

 

  • Mekkenin alınmasından hemen sonra İhvan Faysal ed-Deviş liderliğindeki birliklerce Medine kuşatıldı şehir 10 ay kadar direndi ama İslam dünyasından beklenen yardım gelmeyince 25 aralık 1925,te teslim olmak zorunda kaldılar.

 

  • Bu sırada kuşatma altında olan Cidde yapılan anlaşmayla 22 Aralık 1925,te teslim oldu ve Şerif ailesi Hicazı terk etti. Ancak anlaşma gereği İhvan Cidde,ye sokulmadı çünkü Cidde hatırı sayılır gayrı müslüm yaşıyordu.

 

8 Ocak 1926,da Necd kralı olan Abdulaziz İbn Suud Hicaz kralıda ilan edildi. Böylece Hicaz ve Necd kralı oldu. Bundan sonra İbn Suud daha realist bir politika yürüttü dini konularda ve Kadılık gibi görevlere Necd,lileri getirdi fakat memurluk gibi hizmet işlerine Hicaz’lıları tercih ediyordu bunun iki sebebi vardı birincisi Osmanlı’dan beri tecrübeli olmaları ikincise Vehhabi katılığına sahip olmamaları. İbn Suud İhvan’ın dini inanaç şeklinin politik sorunlara sebep olmalarından dolayı İhvan’ı Hicaz’dan uzaklaştırdı. Zaten Hicaz halkıyla İhvan’ın anlaşması mümkün değildi.

Allaha emanet olun gelecek makalemiz İhvan’la İbn Suud’un karşı karşıya gelmesi, olacak inşallah.

 

 



Etiketler: , , , ,
Kategoriler: Mehmet Nuri Turan

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?