Vehhabilik -20

Nurdan Haber Haber Merkezi | |

Nurdanhaber – Mehmet Nuri Turan

İhvan’ın Suud Henadanına Savaş İlan Etmesi

1924 yılından itibaren Hicaz’ın alınmasıyla meşgul olan, Hicazla işleri bitince gözünü tekrar Irak, Ürdün ve Kuveyt’e dikti. Bu sırada 5 Mayıs 1927 yılında İngiltere ile Suudi Arabistan arasında Cidde antlaşması imzalandı ve diplomatic ilişkiler dahada sağlamlaştı. Bu durum İhvan liderlerini çok kızdırdı. Reşit oğulları kontölünde yaşayan ve Vehhabi’likten uzak kalan Şemmar kabilesi, Irak topraklarına geçmişti onlarda zaman, zaman Suudi topraklarına akın yapıyorlardı bu Şemmar bedevilerini Deviş liderliğindeki Mutayrı İhvan’ının hedefi haline getirdi. İngilterenin Irak genel valisi Hava Korgeneral Galubb, bu akınlara karşı Irak’ın Buseyye kasabasına bir karakol inşaa etmeye başladı. Esasen karakol inşaasını İbn Suud 1922 Ukayr anlaşmasına aykırı olduğu gerekçesiyle protesto etmişti, fakat Deviş liderliğindeki İhvan bir gece baskınıyla karakoldaki bütün bekçileri ve işçileri katletti. Bu durum Suudi Arabistanı diplomatik arenada çok zor bir duruma sokmuştu.

İbn Suud kendi eliyle kurduğu ve bütün fetihlerini yaptırdığı, bugünkü Suudi Arabistan sınırlarını belirleyen bu katı ve muharib gücün büyük bir sorun olduğuna karar verdi. Yukarıdada izah ettiimiz gibi İbn Suud son derece realist davranıyordu, örneğin batı dünyasını rahatsız etmemek adına Hilafet meselesine hiç değinmiyordu, üstelik dünyadaki bir çok müslüman teşkilat ve ulemanın ısrarına rağmen ve çevresindeki İngiliz müstemlekesi olan Irak, Kuveyt, Ürdün, ve diğer körfez ülkelerinin sınırlarını kabul etmiş, gerekli anlaşmaları imzalamıştı. Bu durum İhvan’ın İbn Suud’un yoldan saptığına karar vermisi için yeterliğdi.

5 Mayıs 1928,de Genel İçtima adıyla yaklaşık 15,000 kişinin davetli olduğu büyük bir toplantı yapıldı. Davetli sayısı çok kalabalık olduğundan dolayı içlerinden 800 kişilik bir heyet seçip İbni Suud’la görüşmeye karar verildir. Bu görüşmede İhvan liderleri bilindik görüşlerini tekrarladılar. İbni Suud karakolların yapılmasına Deviş ve onunla hareket eden diğer liderlerin sebep olduğunu ve Radyo ve Telsiz gibi araçlar hakkında, Kur’an ve Hadislerde herhangi bir yasak olmadığı beyan ederek ekseriyeti ikna etmeyi başardı.

İhvanın sonu

İhvan hareketinin liderlerinden olan Faysal ed-Deviş Mutayr kabilesinin reisi ve ilk kurulan Ertâviyye hicresinin imamıydı. Bu kabile 1817 yılından beri Suud’ilerle inişli çıkışlı ilişkileri olmuştu bazen Osmanlı’nın yanında bazen karşısında olmuştu, ama 20. yüzyılın başındaki Vehhabi rüzgarına kapılarak Suudi’lerin tam müttefiki olmuştu. İkinci bir lider olan Deviş’in kayınpederi Sultan İbn Bicad ise Uteybeli kabilesinin reisi ve Uteybeli İhvan’nın imamıydı. Bu zat Deviş gibi siyasi kimliği yoktu ve saf bir Vehhabi idi. Kabilesi sayıca çok büyüktü, cesaretleri ve savaşçılıklarıyla yarım adanın Vehhabi’leşmesinde çok önemli rol oynamışlardı. Üçücü lider Didân İbn Hisleyn, Ucman kabilesinin reisi ve Ucman İhvan’ın imamıydı.

Bu üç lider bir araya gelerek İbn Suud’un cihada mani olduğunu bundan dolayıda itaat etmeyeceklerini beyan ettiler ve Irak, Kuveyt üzerine seferlere başladılar. Kuveyt,e giren İbn Hisleyn’ı General Galubb durdurabildi ve Necd’e geri sürdü. Bundan sonra İbn Hisleyn Cumeyme denilen yerde Suud vatandaşı olan deve tüccarı bir kabileye baskın yaptı. Bu saldırıda sağ kurtulan olmadı. Bu saldır İbn Suud’un elini güçlendirdi çünkü öldürülenler ne Hiristiyan kafirler nede Kuveytli müşriklerdi, ölenler Vehhabi imam beyat etmiş müslümanlardı.

İbn Suud ilk olarak Necd’in saygın alimlerinden bu gurupların baği (isyancı) olduğu fetvasını aldı ardından asker topladı, ordusuna çok büyük katılım oldu çünkü halk huzur ve sükünet istiyordu. Ertaviyye ile Zili kasabaları arasında kalan Sebile denilen düzlükte iki ordu karşı karşıya geldi 30 Mart 1929 sabah namazından sonra çarpışma başladı ve kısa sürede İhvan bozguna uğradı Deviş ağır yaralı olarak yakalandı, ama İbn Suud onu afetti ve Ertaviyye geri dönmesine izin verdi. İbn Bicad ise Sebile’den kaçmayı başardı ama İbn Suud’un kardeşi Abdullah peşine düştü ve Ğatğat denilen mevkide onu yakaladı Riyad’a götürerek Mismak zindanına kapattı.

İbn Suud savaştan sonra yaptığı konuşmada şu mesajı verdi. Kur’an ve Sünnet doğrultusunda emretme, yasaklama, serbestiyet konularında, yetkinin ulema onayıyla kendisinde olduğunu bu yetkiyi kendisinden başka kimsenin kullanamayacağını net bir şekilde ifade etti.

İbn Suud’un hayatını bağışladığı Deviş’in büyük oğlu Uzeyyiz, Sebile’de uğradıkları ağır yenilgiyi umursamandan, beraberindeki Sebile artığı bazı İhvan mensuplarıyla Ürdün içlerinde hayvancılık yapan göçebe kabileler üzerine sefer yapmaya devam etti. 1929 yılında yapılan bu seferleri durdurma görevini İbn Suud Hail valisini görevlendirdi. İki taraf arasında çıkan çatışmalarda Uzeyyiz öldürüldü.

Merkezi Arabistanda bunlar olurken doğuda Ahsa’da üç İhvan liderinden biri olan Dîdan İbn Hisleyin Sebile savaşına katılmamıştı ve elinde büyük bir askeri güç tutmaktaydı. Kuveyt üzerine akınlarına devam ediyordu bundan dolayıda  Asha valise Abdullah ibn Ciluvî arasında gerginlik yaşanıyordu. Vali kurduğu bir tuzakla İbn Hisliyn’I öldürdü. Bu hadise Ahsa’da büyük bir ayaklanmanın başlamasına sebep oldu. Bu arada ölmesi beklenen Deviş iyileşmiş ve 5000 adamını başına geçerek isyana katılmak için Ahsa’a gelmişti.

O esnada Hicaz’da bulunan İbn Suud, derhal Ahsa’a hareket etti ve ordusunun başına geçti. İngilizleri isyan karşısında kararlı tutum sergilemeleri ve dışarıdan yardım alamamaları üzerine Faysal ed-Deviş, Sebile benzeri bir meydan savaşını göze alamadı. Teslim olmayı düşündü ama ikinci defa affedilmeyeceğini biliyordu onun içinde Kuveyt’e geçip Ocak 1930 da İngilizlere teslim oldu. İngiliz Generalleri Galubb ve Dickson Deviş’i Basraya götürdüler. İbn Suud, Deviş’i cezalandırmak için İngilizlerden istiyordu. İngilizler idam edilmemek şartıyla Deviş’i teslim ettiler. Deviş 1934 yılına kadar Riyad hapishanesinde tutuldu, sonra Ahsa hapishanesine nakl edildi ve bir dahada haber alınamadı.

Suud’un kurulmasında ve Vehhabi inancının yerleşmesinde en büyük fedakarlığı yapan ve canla başla çalışan, İhvan teşkilatı, ihtilal önce kendi yavrularını yer kaidesince tesfiye edildi.

Allaha emanet olun gelecek makalemiz İhvan Sonrası ve Bugünkü Hal;, olacak inşallah.

 



Etiketler: , , , ,
Kategoriler: Mehmet Nuri Turan

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?