Niyet öyle bir iksirdir ki

Nurdan Haber Haber Merkezi | |

NİYET ÖYLE BİR İKSİRDİR Kİ…

Kim bir iyilik yapmak ister de yapamazsa Cenab-ı Hak bunu yapılmış mükemmel bir iyilik olarak kaydeder. (Buhari, Rikak, 31)

Bu dünya hayatında çok şeyleri yapmaya niyet ederiz. Ne yazık ki eldeki imkânsızlıklar ve dünya hayatının sınırlı oluşu birçok defa niyetlerimizi gerçekleştirmemize engel olur. Hâlbuki konuyu ahiret hayatı açısından değerlendirdiğimizde ortada hiçbir engel kalmamaktadır. Yeter ki niyetlerimizde samimi ve ihlâslı olabilelim. Peygamberimizin bir sefer dönüşünde, bu sefere katılamayanlar için söylediği şu söz meselemize ışık tutar niteliktedir: “Hastalıkları yüzünden Medine’de kalan öyle kimseler var ki, siz bir yolda yürüdüğünüz ve ya bir vadiyi geçtiğinizde onlar da sizinle birlikte gibidir. Sevap kazanmada size ortak olurlar.” (Müslim, İmare, 159)

Tabi her zaman hastalık gibi geçici sebeplerden dolayı değil de insan olmanın verdiği acizlik ve güçsüzlük sebebiyle de yapmak istediğimiz birçok ameli yapamayabiliriz. Nasıl ki bir adam beş kuruş kıymetinde bir hediye ile padişahın huzuruna girse ve her biri milyonlara değer hediyeleri önemli adamlardan gelmiş ve orada dizilmiş bir şekilde görse, onun kalbine gelir: “Benim hediyem hiçtir ne yapayım?” Birden der: “Ey Efendim bütün şu kıymettar hediyeleri kendi namıma size takdim ediyorum, çünkü siz onlara layıksınız eğer benim elimden gelse idi bir mislini size hediye ederdim.” İşte hiç ihtiyacı olmayan ve halkının sadakatlerine ve hürmetlerine işareten o hediyeleri kabul eden padişah, o biçarenin büyük ve samimi niyetini en kıymetli bir hediye gibi kabul eder.

Bu temsilde olduğu gibi Peygamberimizin: “Mü’minin niyeti amelinden hayırlıdır.”(Mecmeu’z Zevaid I,61-109) hadisi de bu noktaya işaret eder. Çünkü insan ne kadar gayret ederse etsin niyetindeki ameli yakalayamaz. Allah ise engin rahmeti ile kişinin niyetine göre karşılık verir. Yani verilecek sevap, yapılan amelin miktarına değil niyetine ve samimiyetine göredir.

Hem bu sırra binaen hadsiz adetler niyet edilerek çekilen tesbihler, zikirler ve getirilen salâvatlar sanki o miktarda söylenmişçesine sevap kazandırabilmektedir. Mesela, ağaçların yaprakları, denizlerin dalgaları ve yağmur taneleri adedince Rabbime hamd ediyorum veya resulüne salât ve selam olsun; gibi zikirlerdeki niyetlerimiz samimi ve ihlâslı bir kalp ile olduğu sürece aynıyla kabul edilecektir inşallah…

Ayrıca samimi bir niyet ile basit bir hareketi sevaplı bir ibadete çevirebiliriz. Mesela yeme-içme, yatma vs. gibi günlük işlerimizi peygamberimizin sünnetine uyarak o niyetle yapsak, yapamadıklarımızda da niyetimizi hep korusak, bu işlerimiz sevaplı birer ibadet hükmüne geçer.

Evet, “Ameller niyetlere göredir.” (Müslim, İmare, 155) diye buyurur efendimiz. Bu itibarla ibadetler de gösteriş için veya dünyalık bir menfaat adına yapılırsa Allah katında hiçbir değeri olmayacağı gibi günahtan sayılırlar. Mesela cesur desinler diye savaşıp ölen kişiye şehitlik verilmeyeceği gibi âlim desinler diye ilim öğrenen, cömert desinler diye sadaka veren kişilerin de bu sevaplara erişemeyeceğini ifade buyurmuşlardır. (Müslim İmare 152)

Demek niyet amele hayat veren ruh gibidir. O ruhun ruhu da ihlâstır. Öyle ise kurtuluş ancak ihlâs iledir. Hem bu sırra binaendir ki az bir zamanda çok ameller meydana gelir ve niyet ile insan daîmî şükreden ve zikreden bir kul olabilir.

Mehmet BİLEN



Etiketler: , ,
Kategoriler: Mehmet Bilen

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?