Süfyaniyet’in Dördüncü Rüknünü İfşa Ediyoruz (VI)

Nurdan Haber Haber Merkezi | |

Nurdanhaber – Abdullah Saidoğlu

 

“BAKARA 11 VE 12. AYETLERİ”NİN GÜNÜMÜZE BAKAN BİR TAHLİLİ

 

Münafıklar, münkir oldukları hâlde kendilerini gizleyerek mümin görünen kimselerdir.

Ancak onların iç yüzünü gösteren bazı alametler vardır ki Kur’an-ı Kerim’de bunlar yer yer tasvir edilmiştir.

Mesela, Bakara suresinin 8. ayetinden itibaren münafıkların psikolojisi çok güzel tahlile tabi tutulmuştur. Şöyle ki:

*Bunlardan bir kısmı kendilerini ve yaptıklarını çok iyi bilen kimselerdir. İç dünyalarında inkârları takarrur etmiştir. İnsanlar arasında fesat çıkarmak için plan program yaparlar.

*İkinci kısmı ise nasıl bir çıkmazda olduklarını ve nasıl bir fesat çıkardıklarını net olarak anlayacak şuurdan mahrumdurlar.

Bediüzzaman’ın ifadesiyle “Hiçbir müfsit [ifsat eden/fesat çıkaran] ‘Ben müfsidim.’ demez. Daima suret-i haktan görünür yahut batılı hak görür.”.

*Burada “suret-i haktan görünenler” birinci kısımdakilerdir. Batılı batıl bilip ona tabi olmuşlardır.

*“Batılı hak görenler” ise ikinci kısımdakilerdir. Batılı hak bilerek ona tabi olmuşlardır.

Her iki kısım da “ıslah” ve “hizmet” iddiasındadır.

Bakara’nın 11 ve 12. ayetleri münafıkların “ıslah-ifsat” cihetini nazara veriyor. Yani ıslah perdesi altında ifsada çalıştıklarına dikkat çekiyor.

Ayetlerin meali şöyledir:

“Onlara ‘Yeryüzünde fesat çıkarmayın.’ denildiğinde ‘Biz ancak muslihleriz (ıslah edicileriz).’ derler.”

“Gözünüzü açın, onlar müfsitlerin (ifsat edicilerin) ta kendileridir lakin bunu anlayacak şuurdan mahrumdurlar (anlamak için şuurlarını işletmezler).”

Bu iki ayet, ikinci kısım müfsitlerden (batılı hak bilenlerden) bahsediyor, diye anlaşılıyor. Batılı hak bilenler hâliyle ifsadı da ıslah bilecektir, gözlerini kapayıp “hizmet” diye ileri atılacaktır.

EBCED HESABIYLA TAHLİLİ

  1. “Lâ tüfsidû fi’l-ard./Yeryüzünde fesat çıkarmayın.” cümlesi -okunmayan üç elif sayılmazsa- 1701’dir.

“Hümü’l-müfsidûn./Onlar müfsitlerdir.” cümlesi -okunmayan elif sayılmazsa- 315’tir.

İkisinin toplamı 2016 eder, FETÖ’nün darbe teşebbüsü tarihini bire bir verir.*

  1. “Ve lâkillâ yeş’urûn./Lâkin şuurlarını işletmezler.” cümlesi -bu şekilde tecvit kaidesi olan idgam ile okunduğunda- 753’tür.

“Muhammed Fethullah Gülen”in ebcet hesabı da aynen 753’tür.

***

Fethullah ile onun “batılı batıl bilerek ona tabi olan ancak suret-i haktan görünen” üst tabaka militanları, birinci kısım müfsitlerdir. Bunlar ifsat faaliyetlerinde şuurludurlar, ne yaptıklarını bilirler.

“Batılı hak bilerek ona tabi olan” alt tabakadakiler ise şuursuzca o cereyana kapılmışlardır lâkin şuurlarıyla çıkmaya da azmetmemişlerdir.

Peki, bunlar kendilerini mesuliyetten kurtarabilirler mi?

Hayır!

Dikkat ederseniz “Ve lâkillâ yeş’urûn./Lâkin şuurlarını işletmezler.”  cümlesi, Fethullah’ın ebcedini verdiği hâlde teklik değil, çokluktur. Yani onun şahsı değil, komitesi kastediliyor.

Demek ki ona tabi olan hiç kimsenin meşru bir özrü olamaz. Allah’ın verdiği şuuru Allah yolunda kullanmayıp O’nun düşmanı olan Süfyan hesabına işletenler kendilerini nasıl kurtarabilirler?! Onlar da birer küçük Süfyan’dırlar.

ABDULLAH SAİDOĞLU

—————————————————–

*Bu tarihi destekleyen acip bir tevafuk daha:

FETÖ’nün açılımı olan “Fethullahçı Terör Örgütü”nün ebced değeri de 2016’dır.

 

 

 

 

 

 

 



Etiketler: , ,
Kategoriler: Abdullah Saidoğlu

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?