Nurdan Haber

Cenâbı Allah’ın (c.c.) Rahmeti-3

Cenâbı Allah’ın (c.c.) Rahmeti-3
28 Şubat 2019 - 7:15

Eğer üstünüzde Allah’ın lütuf ve merhameti olmasaydı,

içinizden hiçbir kimse asla temize çıkamazdı. (Nur, 21)

 

Cenâb-ı Allah Celle Celalühu Bütün Günahları Affediyor.

 

Cenâb-ı Allah Celle Celalühu, yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in pek çok yerinde kendisini Rahim ve Rahman olarak bizlere tanıtıyor. Bu ifadeler lüzumsuz tekrarlar değillerdir. Mevlâ-yı müteal hazretleri kendisini bu şekilde bilmemizi istiyor. Bizler de öyle bilmeliyiz. Bunun yanında pek çok tövbeleri kabul ettiğini, günahları affettiğini söylediği ifadeleri de vardır. Meselâ bunlardan bir tanesi de şudur:

 

“De ki: “Ey çok günah işleyerek kendi öz canlarına kötülük etmede ileri giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz. Allah bütün günahları affeder. Çünkü O, gafur ve rahîmdir (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı fazladır).” (Zumer, 53)

 

Biz günahkâr kullar için ne büyük bir müjde değil mi? Allah bütün günahları affeder. Çünkü çok affedicidir, merhamet ve ihsanı fazladır. İnsan bunu öğrendikten sonra sevinçten havalara sıçrayası, yatıp yerlerde yuvarlanası geliyor.

İşte ey insanlar. Bütün günahları Cenâb-ı Allah Celle Celalühu affediyor. O yüzden ümitsizliğe düşmeye gerek yok. Bir daha işlememek üzere günahlarımızdan tövbe edelim, ona dönelim. Böyle yaparsak günahlarımız her ne çeşitten olursa olsun, ne kadar çok olursa olsun ehemmiyeti yoktur. Allah affedecektir…

Aşağıdaki hadis-i şerife bir bakalım. Cenâb-ı Allah Celle Celalühu Ey Âdemoğlu, sen bana dua ettiğin ve benden affını umduğun sürece işlediğin günahlar ne kadar çok olursa olsun onların büyüklüğüne bakmadan seni affederim diyor. İsterse günahlarımız gökyüzünü kaplayacak kadar çok olsun. Yeryüzünü dolduracak kadar fazla olsun. İşte şeytan bunu bildiği için bize tövbe ettirmiyor. Günahlarımızdan pişmanlık duymamız için elinden gelen her şeyi yapıyor. Ta ki Cenâb-ı Allah Celle Celalühu bizi affetmesin diye. Bize düşen her halükârda tövbe etmek, yaptığımızdan pişmanlık duymak, Cenâb-ı Allah’tan Celle Celalühu affımızı istemek. Bir de ne olursa olsun asla O’na şirk koşmamak. Bunun için de imanımızı kuvvetlendirmek. Bunu sağlayacak yolları araştırmak:

 

Allah Teâlâ şöyle buyurdu:

Ey Âdemoğlu! Sen bana dua ettiğin ve benden affını umduğun sürece, işlediğin günahlar ne kadar çok olursa olsun, onların büyüklüğüne bakmadan seni bağışlarım.

Ey Âdemoğlu! Günahların gökyüzünü kaplayacak kadar çok olsa, sonra da benden affını dilesen, seni affederim.

Ey Âdemoğlu! Sen yeryüzünü dolduracak kadar günahla karşıma gelsen; fakat bana hiçbir şeyi ortak koşmamış olsan, şüphesiz ben de seni yeryüzü dolusu bağışla karşılarım.”(Tirmizî, Daavât 98. Ahmed İbni Hanbel, Müsned, V, 172)

 

Buhari ve Müslim’in ittifak ettiği en muteber, en sahih hadislerden birisinde Peygamberimiz aleyhisselatü vesselam efendimiz hazretleri kim Allah’a herhangi bir şeyi ortak kılmadan ölürse cennete girer müjdesini vermektedir. Zina ve hırsızlık yapmış olsa bile:

 

Ebu Zerr hazretleri anlatıyor:

Hz. Peygamber ASV buyurdular ki: “Bana Cebrail Aleyhisselâm gelerek: Ümmetinden kim Allah’a herhangi bir şeyi ortak kılmadan ölürse cennete girer müjdesini verdi.”

Ben hayretle: “Zina ve hırsızlık yapsa da mı?” diye sordum.

“Hırsızlık da etse, zina da yapsa!” cevabını verdi.

Ben tekrar: “Yani hırsızlık ve zina yapsa da ha!” dedim.

“Evet!” dedi. “Hırsızlık da etse, zina da yapsa!”

Hz. Peygamber dördüncü keresinde ilave ile: “Ebu Zerr patlasa da cennete girecektir.” dedi. (Buhari Tevhid 33, Müslim, İman 153. (94))

 

Sanırım bir şey söylemeye gerek yok değil mi? Sizler de benim gibi sarsıldınız. Sadece şu kadar diyelim, bu ifadelerden sonra Cenâb-ı Erhamürrahimin’den affımızı dileyelim. Şeytana kanıp da yaptıklarımızdan tövbe etmeme, pişmanlık duymama, rahatsız olmama gibi bir duruma düşmeyelim. Bir de böyle keremkâr, merhametli yaratıcımıza asla şirk koşmayalım. Bu da çok önemli…