Cenâbı Allah’ın (c.c.) Rahmeti-7

Nurdan Haber Haber Merkezi | |

Eğer üstünüzde Allah’ın lütuf ve merhameti olmasaydı,

içinizden hiçbir kimse asla temize çıkamazdı. (Nur, 21)

 

Cenâb-ı Allah Celle Celalühu Günahları Sevaplara Çeviriyor.

 

Daha önceki yazılarımızda verdiğimiz gibi Cenâb-ı Allah Celle Celalühu cenneti fazladan vermekle kalmıyor, eski günahları affetmekle kalmıyor, onları sevap yapıyor ve cennette karşılık olarak bize veriyor.

 

“(Yaptığı kötülüklerden) vazgeçip iman ederek salih ameller işleyenler var ya, işte Allah onların kötülüklerini iyiliklere (günahlarını sevaplara) çevirir. Allah çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.” (Furkan, 70)

 

İşte Allah’ın rahmetini, yüceliğini, keremini, ihsanını gösteren çok büyük bir delil daha.. İkramda, merhamette, affetmekte, günahları bağışlamakta sınırı yok. Aklımızın almayacağı kadar merhametli.. Kullarına ahirette öyle güzel muamele edecek ki kimsenin zerre kadar itiraza, şikâyete hakkı olmayacak.

Peygamberimiz aleyhisselatü vesselam efendimiz hazretlerini tebessüm ettiren Cenâb-ı Allah’ın Celle Celalühu günahları sevaba çevirdiği bir hadise:

 

Sahabeden Ebu Zerr anlatıyor: Hz. Peygamber’in şöyle buyurduğunu işittim: “Ben cennete ilk giren kişiyle cehennemden en son çıkan kişiyi bilirim. Şöyle ki; kişi kıyamet gününde huzura getirilir.

Allah Teâlâ, meleklerine: “Ona dünyada iken işlemiş olduğu küçük günahları söyleyiniz, büyüklerini ise gizleyiniz.” buyurur. Bunun üzerine melekler adama: “Sen şu günde falan falan işi yapmışsın, doğru mu?” derler. O da büyük günahlarının sayılmasından korkarak inkâr etmez ve “Evet!” der. O zaman Allah’u Teâlâ: “Onun işlemiş olduğu her günahın yerine bir sevap koyunuz!” diye emreder. Bunu duyan kişi: “Benim şöyle şöyle günahlarım daha vardır ki onları burada göremiyorum?” der.

Buraya geldiğinde Hz. Peygamber mübarek azı dişleri görünecek kadar güldüler. (Müslim, İman: 17)

 

İşte ey Müslüman, Allah’ın rahmetine kavuşmak istiyorsan, imanlı bir şekilde kabre girmeye çalış. İmanını kurtaracak ne varsa öğrenip kullanmaya bak. İman pasaportunu, biletini aldıktan sonra onun rahmetine kavuşuyorsun. Ondan sonra gerisini merak etme. Sana öyle nimetlerde bulunacak ki ne gözün görmüş, ne kulağın işitmiş, ne de hayalinden böyle bir şey geçirmiş olacaksın. Bu büyük kârı kaybetmek akıllı insanın kârı değildir.



Etiketler: , ,
Kategoriler: Aziz Sima

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?