SON DAKİKA

Nurdan Haber | Müjdeler Verir Risale-i Nur Odaklı Dini Haberler

Bir Fetih Günü Yaşadık!

Bir Fetih Günü Yaşadık!
08 Ekim 2019 - 11:54

Geçtiğimiz Pazar günü İstanbul ufku bambaşka bir beraberliğe, ihlaslı bir birlikteliğe, garazsız bir muhabbete ve nihayet insaniyet-i kübra olan islamiyete layık bir uhuvvete şahit oldu.

Yeni bir fetih gördük, ama kalplerin, ruhların, gönüllerin bir ve beraber olmasıyla hasıl olan bir fetihti bu!
Risale-i Nur talebeleri bir bayram diye ancak vasıflandırılabilecek bir gün yaşadı. Muhterem Üstadımız Bediüzzaman Said Nursi’nin hizmetkarı ve hayatta kalan son varisi ve sadık talebesi Hüsnü Bayramoğlu Ağabeyin “bizim şu birlikteliğimiz var ya, Allah’ın rızasına matuf ve mübarek Üstadımızı manen sevindiren birlikteliktir. Hepinize hoş geldiniz diyorum” sözleriyle başladı bu güzel toplantı. Hüsnü Bayramoğlu Ağabeyin tertip ve takip ettiği ve ayda bir yapılan ders Uhuvvet Risalesi, uhuvvete dair mektuplar, ihlas risaleleri okunmasıyla bütün cemaati şad ve handan eylediği gibi, ders arasında ki hasb-i hal ve sohbetler her geleni memnun ve mesrur eylemiştir… Hizmet Vakfı Esenyurt Medrese-i Nuriyesinde Nurun müsbet cemaatlerinin mümessilleri Türkiye’nin dört bir tarafından buraya gelmişlerdi. Hatta Avustralya’dan Arjantin’e, Kolombiya’dan Orta Asya ve Avrupa’ya kadar Dünyanın dört bir tarafından gelen fedakarlar mananın maddiyata, nurun karanlığa, imanın küfre, ruhun cesede, hakkın bâtıla, tevhidin şirke, imanın küfre, irfanın cehle, sadakatın kizbe, muhabbetin husumete, uhuvvetin fitneye galib geldiği bir güne şahid oluyorlardı.

Kitabımız Kur’an-ı Kerim, Risale-i Nur Kur’an’nın bu asrın anlayışına bir dersi, bir mucizesi, Reisimiz, rehberimiz Muhammed Mustafa (sav), Bediüzzaman ise Efendimizin varisi, asrın vekili… ve hepimiz bu hizmetin hademeleriyiz. Makam yok. Mevki yok. Bir ve beraberiz. Bütün ehl-i iman bizim kardeşimiz. İşte düsturumuz;

‎اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ فَاَصْلِحُوا بَيْنَ اَخَوَيْكُمْ

Bir fetih diyorum, çünkü Nur cemaatini sağa sola çekmeyen isteyen, Edirne’den Kars’a biz hakim olacağız diyenler, bu cemaatı yazmış ve yazdırmış olduğumuz romanlarla (!) Risale-i Nur’u değil kendi kitaplarımızı okutturmakla, açmış olduğumuz neşriyatlar ve gazetelerimizle muharref bastığımız korsan yayınlarımızla cemaati sevk ve idare edeceğiz diye düşünenler bertaraf oluyor, Risale-i Nur’un hakiki sahipleri, Bediüzzaman’ın varisinin davetiyle tekrar Üstad’ın medresesine giriyor, o Nur Üstad’a sadakat ve kanaat ile bağlanıyorlar! Bu fetih değil de nedir? Bu dersler hasbelkader Nurun farklı müsbet cemaatleri içerisinde bu davaya devam eden fakat sadakat ve kanaat ile sebat ve devam eden fedakar genç Said’lerin şevklerine şevk, azimlerine kuvvet, canlarına can, dertlerine derman, imanlarına terakki vermiştir.
Hz. Bediüzzaman demiyor mu ki “Madem şimdiye kadar ekseriyet-i mutlaka ile Risale-i Nur şâkirdleri, Risale-i Nur hizmetini her belâya, her derde bir çare, bir ilâç bulmuşlar; biz her gün hizmet derecesinde, maişette kolaylık, kalpte ferahlık, sıkıntılara genişlik hissediyoruz, görüyoruz. Elbette bu dehşetli yeni belâlara, musibetlere karşı da, yine Risale-i Nur’un hizmetiyle mukabele etmemiz lâzımdır.” (Kastamonu Lâhikası/235).

وَ حَسُنَ اُولٰٓئِكَ رَف۪يقًا ‘ nın bir manasının cilvesi kendisinde tezahür eden Hüsnü Ağabey, ittihad-ı İslam’ın mebdesi ve müjdecisi ve bir lazım-ı zarurisi olan ittihad-ı Nur’un Cenab-ı Hakk’ın inayet ve keremiyle tesisine vesile olarak Cennetasa baharların terennümüyle bu fethin Fatih’i oluyor. Küfrün ve zulmün en dehşetli ve ceberrut zamanında Anadolu’yu müdafa ve gençliğin imanını kurtaran Nurlu Risaleler cemaatimizin tesanüd ve ittihadıyla bugün de bu vatan ve ahalisini ebedî felâketten ve arzi semavi musibetlerden kurtarıyor… Bu tesanüd ve ittihadı fitne ve fesatlarıyla ve hem hasedleriyle bozmak isteyenler bozguna uğrayacak, şu meş’aley-i Nur’u söndürmek isteyenlerin Necim-i istikballeri sönecek. Cenab-ı Hak daima bu hizmetin fedakar, sebatkar sıddıklarını muhafaza etsin ve hizmetlerinde ihlas ile muvaffak etsin.

Hüsnü Ağabey yine dersin bir noktasında şu mühim ihtarı yaptı; “kardeşlerim Bediüzzaman’ı tanıtmak kimsenin haddi değil, Bediüzzaman kimdir? Nasıl bir Zat’tır? Davası ve meslek ve meşrebi nedir? Falan abi filan abi tanıtamaz! Bediüzzaman’ı ancak Risale-i Nur tanıtır, benim tavsiyem Sikke-i Tasdik-i Gaybi mecmuasını dikkat ve tekrar tekrar okumanızdır, sizleri temin ederim Üstadımızın ulvi hali, ali makamı, tebliğ vazifesi, tenvir üslubu ve irşad usulü bu asrın hususiyetlerine mütevakkıf bir istihdam-ı ilahidir. Hulusi Bey; ey Nurcular sizler daha şu fani alemde ile livau’l hamd-i Ahmed’i altında olduğunuzu biliniz, hizmetinizin kıymetini takdir ediniz, buyuruyor” dediler.

Cenab-ı Hak daha nice nice aylar ve senelerde Üstadımızın vekili de beraber olarak bütün Nur camiasıyla kalplerin ve ruhların ittihad ve tesanüdü içinde bir araya gelmeyi nasib eylesin.
Ve bizleri ve sizleri insi ve cinni şeytanların şerlerinden muhafaza eylesin.

Dr. Mehmet Rıza Derindağ